Yale Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin yaptığı yeni bir araştırma, pankreas kanseri tedavisinde beslenmenin rolünü yeniden gözler önüne serdi. Çalışma, tüketilen yağın türünün, hastalığın seyrini belirlemede daha etkili olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre, bazı yağ türleri tümör gelişimini hızlandırırken, diğerleri ise hastalığın ilerleyişini önemli ölçüde yavaşlatabiliyor.
Araştırmada en dikkat çeken bulgulardan biri, zeytinyağı ve diğer gıdalarda bulunan oleik asidin, pankreas kanseri gelişimini tetikleyebilme potansiyelidir. Özellikle genetik olarak bu hastalığa yatkın fareler üzerinde yapılan deneylerde, oleik asidin tümör büyümesini artırdığı gözlemlenmiştir. Oleik asit, zeytinyağı, fındık yağı ve ayçiçek yağı gibi bitkisel yağların yanı sıra, hayvansal yağlarda da yaygın olarak bulunur; örneğin tavuk ve hindi yağının yüzde 37 ile 56’sı, domuz yağının ise yaklaşık yüzde 45’i oleik asitten oluşmaktadır. Bu yağ asidi, kalp sağlığını desteklemesi ve cilde nem kazandırması gibi faydalarıyla bilinirken, sabun üretiminin de temel bileşenleri arasında yer alır.
Öte yandan, balık yağında bulunan omega-3 yağ asitlerinin, pankreas kanserinin ilerlemesini yavaşlatma ve bazı durumlarda tümör gelişimini yarı yarıya azaltma etkisi olduğu tespit edilmiştir. Araştırmacılar, yağ asitlerinin hücre zarları üzerindeki farklı etkilerinin kanser hücrelerinin oksidatif hasara karşı dirençlerini değiştirdiğini belirtiyorlar. Doymamış yağ türlerinin, hücre ölüm süreçlerini etkileyerek hastalığın ilerlemesini doğrudan etkileyebileceği ifade ediliyor.
Bu çalışmaların insanlarda henüz doğrulanmadığına dikkat çeken araştırmacılar, obezite, kronik pankreatit, yaşlılık ve genetik yatkınlık gibi faktörlerin, pankreas kanseri riski üzerinde beslenmenin önemini artırabileceğini düşünüyor. Gelecekte, yağ asidi dengesinin pankreas kanseri riski için bir biyobelirteç olarak kullanılabileceği de üzerinde durulan konular arasında yer alıyor.
